1980 Darbesinde Yasaklanan Edebi Eserler
- Süveyda Zeynep Güneş
- 4 Kasım 2016 - 10:08
- 4 dk okuma süresi
- -
- 0
ÖZET
Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan siyasi darbelerin birçok alana olduğu gibi edebiyata da tesiri büyük olmuştur. Bilhassa 12 Eylül 1980 Darbesi, Türk edebiyatındaki birçok yazarın edebi konulardaki eğilimlerinin değişmesine sebep olmuştur. Sıkı yönetim nedeniyle bir kısım edebi eserler, ideolojik unsurlar adına propaganda özelliği taşıdığı gerekçesiyle yasaklanarak, toplatılmıştır. Topluma mâl edilmiş her eser, ne şekilde olursa olsun toplumun entelektüel gelişimine etki eder. Bu çalışmada 1980 darbesinde bir kısım edebi eserlerin yasaklanmasının toplumun kültürel gelişimine olan etkisini inceleyeceğiz.
- 1980 Darbesi Yasaklarının Halka ve Edebiyat Alanına Yansıması
1980 Darbesinde sıkı yönetim kuralları özellikle edebiyatçılar için büyük sınırlamalar getirilmiştir. Bu doğrultuda birçok yazar, eserlerine baskı yönetimine göre biçim vererek romanda, şiirde ve hatta senaryo metinlerinde, toplumsal konuları bırakıp, “aşk, maddiyat, hırs” gibi bireysel konulara yönelmişlerdir. Dönemin kaidelerine göre makbul kabul edilen bu çizgiyi takip eden yazarlar, siyasiler tarafından destek görürken aksi yönde hareket edenler hakkında ivedilikle ceza hükmü uygulanmıştır.
Bu dönemde birçok gazetenin ve yayınevlerinin binası mühürlenmiş, tonlarca kitap toplatılmış ve depolara hapsedilmiştir. Sıkı yönetim kuralları sebebiyle çekince duyan insanlar kritik günlerde kütüphanelerinde bulunan, yasak kabul edilen tüm kitapları evin ücra köşesinde saklama, toprağa gömme ya da dış yüzeyini başka bir cilt ile muhafaza etme vb. yollarla saklamaya çalışmışlardır. Bazı kitaplar ise kontrol aşamasına gelmeden yakılarak imha edilmiştir.
- 1980 Darbesinde Yasaklanan Edebi Eserlerden Bir Kısmı
1980 Darbesinde bazı edebi eserleri yasaklanan yazarlar ve eserleri şunlardır:
Yaşar Kemal: İnce Memed, Demirciler Çarşısı CinayetiAdalet Ağaoğlu: Fikrimin İnce GülüSait Faik: Alemdağ’da Var Bir Yılan, Kayıp Aranıyor, Medarı Maişet MotoruNazım Hikmet: 835 Satır, Varan 3, 1+1 [1]Aziz Nesin: Tüm eserleriVasconselos: Şeker PortakalıDostoyevski: Tüm eserleriSamed Behrengi: Tüm eserleri
19 Mayıs 1980 tarihinde, gençlik bayramı vesilesiyle konuşma yapan bir eğitim görevlisi Nazım Hikmet’in bir şiirinden birkaç dize okuduğu için Marksist propaganda yaptığı gerekçesiyle 14021 kanunnamesi cihetinde yargılanmıştır.
Adalet Ağaoğlu’nun yazdığı Fikrimin İnce Gülü romanı esasen Almanya’da çalışan bir işçinin 1975 senesinde Kapıkule sınırından Türkiye’ye girdikten sonra doğup büyüdüğü köye giderken 7 saatlik yolculuğu boyunca yaşadıklarını anlatır. Ancak 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbelerine atıfta bulunan bazı bölümler içerdiği için yasaklanmıştır.
Anarşizme teşvik ettiği gerekçesiyle tüm eserlerine erişimin yasaklandığı yazar Samed BEHRENGİ ise Bir Şeftali Bin Şeftali, Küçük Kara Balık isimli masal kitaplarında başkaldırıyı vurgulayan sözler kullanmakla birlikte masalın temasına göre coğrafi ve biyolojik örnekler de vermiştir.
Bir Şeftali Bin Şeftali masalı, zengin ağaların ve onların hizmetinde çalışan bahçıvanların olduğu bir köyde yaşayan fakir ailelerin çocukları Sahip Ali ve Polat’ın kendilerine ait bir ağaçları olması için çabalarlarken başlarından geçen maceraları anlatır. Masalın kahramanları Sahip Ali ve Polat’ın aralarında geçen:
“Bu ağaç bizim ağacımızdır. Biz ona emek verdik. Mahsûl emek verenindir. Ya hakkımızı alırız ya bu bahçeyi yakarız.”, cümleleri başkaldırı eylemine örnek oluşturur. Sözgelimi şeftalinin dillendirdiği:
“Dallarım öz suyumu emdi, bir dalım taç yapraklarını döktü. Köklerim bir yılın sonunda toprağa daha sıkı bağlandı.”, şeklindeki cümleler ise biyoloji alanından emsaller verir.
Masalın sonunda çocuk kahramanlardan biri ölür, biri de arkadaşının acısını unutmak için kente göç eder. Köydeki bahçıvan, Sahip Ali ve Polat’ın şeftali ağacının kendisine kalacağını düşünse de ağaç ona meyve vermemek için direnir ve sonunda dalları kırılır, gövdesi kurur.
Küçük Kara Balık isimli masalda ise çevresindeki balıkların kalıplaşmış fikirlerini reddeden, yeni alemler keşfetmek isteyen küçük balığın maceraları anlatılır. Küçük Kara Balık’ın önce nehirlere oradan da okyanusa açıldığı bu yolculuktan bahsedilirken basit düzeyde coğrafi örnekler de verilir. Masal, kendi doğrusuyla yola çıkan Küçük Kara Balık’ın bir karabatak tarafından yutulmasıyla sonlanır. Yine de onun okyanusa ulaşmış cesur bir balık olduğu düşüncesi ile öyküsü, Nine Balık tarafından diğer küçük balıklara anlatılır.
[1] 1402: Sıkı yönetim kanunnamesinin, 1402 sayılı kanununun 2. Maddesinin son fıkrası uyarınca, yönetimin emri ile kamu personellerinin görevine son verilmesi.
SONUÇ
Darbe yönetiminin baskıları neticesinde bir kısım edebi eserlerin yasaklanması halkın kültürel birikimini ve entelektüel gelişimini olumsuz yönde etkilemiştir. Yasaklar döneminde toplumsal konulardan bireysel konulara keskin bir geçiş yapıldığı için verilen eserlerin çoğu içi boşaltılmış, suni hususiyetler barındıran tek tip eserler olmuştur.
Darbe yönetiminin fikirlere uygulayabileceği en büyük ceza unutulmaktır ki, baskı ortamında verilen eserlerin halkı oyalayıcı surette olması sebebiyle ne şekilde olursa olsun hakikatte yaşananları unutturması kaçınılmaz olmuştur. Edebi eserlerin ve daha birçok alandaki eserin yasaklanması kırmızı bir çizgi oluşturarak gergin bir atmosfere zemin teşkil ettiğinden darbenin etkileri yavaş yavaş çekilip yumuşama dönemine geçildiğinde dahi gerek sağ gerek sol cenah yaşadığı travmayı ve uyuşukluğu üzerinden atamamış, 1980 Darbesi ve ona giden yolda yaşananları temel alan edebi eserlerin birçoğu ancak 2000’den sonra verilebilmiştir.
KAYNAKÇA
ÖZGER, Mehmet, “Türk Romanı’nda 12 Eylül”, Kaknüs Yayınları, İstanbul, 2012.ÖZEN, Haldun, “Entelektüelin Dramı- 12 Eylül’ün Cadı Kazanı, İmge Kitabevi, İstanbul, 2002.İNANDIM Ali(Yap.), ÜNLÜ Mustafa(Yön.), “12 Eylül”, Türkiye, 1998.SÖĞÜT, Mine, “Darbeli Kalemler-27 Mayıs-12 Mart-12 Eylül”, İstanbul 2010.DEVECİOĞLU, Ayşegül, “Kuş Diline Öykünen”, Metis Yayıncılık, İstanbul, 2004BEHRENGİ, Samed, “Küçük Kara Balık”, Cem Yayınevi, İstanbul, 1997BEHRENGİ, Samed, “Bir Şeftali Bin Şeftali”, Simge Yayıncılık, İstanbul 2011
Yorumlar