Bir Anne’nin İtirafları/ Planlı Yaşamak
- Fatma Nur Kayıkçı
- 15 Ağustos 2016 - 11:17
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Elektrikler kesildiğinde en sevdiğim şey yazı yazmaktır. Hayal kurmanın gerçeğe yaklaştığı andır o.
Son üç yıldır genelde çocuklarımla alakalı hayal kuruyorum. Kendi kendime diyorum ki: düşünemiyor olsam ne yapardım? Yani düşünme becerisi olmayan biri olsam… Kadını kadın yapan yegâne beceri düşünmektir oysaki. Gece yatmadan önce, ertesi gün ne yapacağını düşünür kadın. Hatta benim gibiyse her yılın başında yıllık planlarını yapar. Hatta bu; aylık ve haftalık olarak sistematize bile edilir. Bu planların içinde çocuğun ve tabii annenin; o yılki eğitim plânları, bir önceki yıllarda yapılan hataların telafisi, arkadaş ilişkilerinin düzenlenmesi, aile içi ziyaretler, geçmiş yıllardan kalan namaz ve oruç kazalarının hesaplanıp bu yıl içinde ödenmesi ve dahi bu ve benzeri meseleler mevcut.
Bir anne olarak değil, bir insan olarak da hayallerin özel bir yeri vardır bu planlarda. Çünkü, hayaller o yıl içinde gerçekleşmediği takdirde yıllar arasında ertelenip durabilir. Bundan dolayı hedefler ve planlar hesaplanırken hayallerimizi yaldızlı bir köşeye yazmalıyız. Bu konularda görüşüm şudur: ben ufak da olsa bir adım atayım, en kötü ihtimal ardıma baktığımda: ‘bunu yapmıştım!’ derim.
Bir insan olmak, bir anne olmak, bir eş ve bir hayalperest olmanın bir arada yürümesinin zor olduğu dönemler geçiriyorum bazen. Çünkü: yalnızca bunlarla sınırlı olmuyor hayat. Aynı zamanda Evlat, Gelin, Yeğen, Kuzen, Teyze, Komşu ve Arkadaşsın. Ve her bir rolünün gereği olan sorumlulukların var. Ben yalnızca yazayım, çocuğuma bakayım, akşamları yemeklerim hazır olsun, kocamla da ilgilenirim. Ohhh miss! Öyle olmuyor bazen. Çocuk park istiyor. Komşu kahve istiyor. Anneler sizi ve torunu görmek istiyor. Bazen haftada bir güne razı olmuyorlar. Ama diyemiyorsunuz: benim hayâllerim var! “Evime yetsem hayallerim üşür”. Hayat zor bu bağlamda. Her şeye rağmen, her şeye yetmek zorundasınız.
Ben, işte bu yüzden yıllık plan yapıyorum. Temel görevlerimden arda kalan zamanımda hayallerimi besliyorum. Çünkü: ben hayâl kurmazsam çocuğuma bunu öğretemem. Ben hedeflerime koşmazsam ona bu yolda yeterince destek olamam, örnek olamam.
Hayâtı planlamak doğru mudur? diye soracak olursanız da şunu söyleyebilirim: ben diğer türlüsünü beceremem. Kendime saygım varsa belli bir düzende yaşamalıyım. Hayatımı kendi objektifimde planlamalıyım. Başkalarının beklentilerine göre değil. Ve bence başarının yolu bu. Yapabileceğinden fazlasını heybeye yüklememelisin! Benim her yıl hayatımdan birkaç plan azalıyor. Önceden yaptığım birkaç şeyi bu sene yapmıyorum mesela. Çünkü önceliklerim bunu gerektiriyor. Ve bu planlı hayat beni psikolojik olarak çökmekten kurtarıyor. Çünkü, yetememe duygusu bir illet. Bu yüzden yapamayacağınız şeylerin sözünü vermeyin. Kendine saygısı olan kişi başkalarının fikirlerine de saygı duyar.
Bana sorarsanız hayat iki çocuklu bile zor değil. Bunu yakında tecrübe edeceğiz, lâkin unutmayalım ki: bir kadın isterse yapamayacağı bir şey yoktur; ALLAH’ın izniyle! Yeter ki: çok yıpranmasın…
Yorumlar