Çağın Vebası: Televizyon
- Havva Öz
- 30 Mart 2019 - 05:26
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Televizyon denen o aptalca icada karşıyım.
Benim düşünceme göre televizyon; karşısındaki insanı aptallaştıran, hantallaştıran, pasif bir hale sokan çağın en büyük vebasıdır. İnsanı üretkenlikten çekip çılgınca bir tüketime sevkeden, zihnin algı mekanizmaları ile oynayan, insanın en değerli varı olan zamanını çalıp oyalayan, çoğunlukla kapitalizme dayalı bir sistem ile insanları sömürmeyi hedefleyen, sistematik emperyalizm ile boyunduruğu altına alan çift başlı ejderha hükmündedir.
Hayır kesinlikle abartmıyorum. İslâm âhlakını yok ettiği ve insanlarımızı, özellikle gençlerimizi Batı denen sözde uygarlara benzettiği, onları taklide sebep olduğu konusuna değinmiyorum bile.. O konuda ne kadar büyük tahribatlara sebep olduğu, ahlâki değerleri nasıl sömürdüğü zaten çok aleni bir durum…
Böylesi dev bir medya çağında ise televizyon izleyenlere nazaran kitap okuma oranları her geçen gün daha da azalıyor, çocuklarımız ve gençlerimiz kitap okumak ve faydalı işler yapmak yerine değerli vakitlerinin çoğunu televizyon ve internet ortamında harcıyor. Sadece çocuklarımız ve gençlerimiz de değil, anne babalarımız, yaşlı büyüklerimiz bile bu girdapta fütursuzca sürüklenmektedirler ne yazık ki. Değinmek istediğim konu sadece televizyon değildir aslında, televizyon gibi hiçbir fayda sağlamamakla birlikte zararlı olan, kişiyi pasifleştiren her türlü dijital ortamlardan söz ediyorum. Çok küçük yaşlarda edinmemiz gereken çok ciddi ve önemli bir alışkanlık olmasına karşın ülkemizde kitap okuma oranı bir hayli düşüktür. Dünya geneli kitap okuyan ülkelere baktığımız zaman birinci sırada % 25′ lik bir oranla Japonya’ nın yer aldığını görüyoruz. Bu oran Amerika’ da % 21 olarak devam ediyor. Türkiye’ ye baktığımızda ise kitap okuma oranının ne yazık ki üzülerek söylüyorum % 3′ ten bile daha az bir oran olduğunu görüyoruz. Aileler yazılı olan hiçbir metni okumak istemeyen, gününü bilgisayar, televizyon ve tablet gibi ortamlarda gereksiz bir şekilde harcayan, düşünmeye hatta hayal kurmaya bile gerek görmeden geçiren çocuklar ve gençlerden muzdarip. Çocuklarımız ve gençlerimiz değerli vakitlerini faydalı işler yapmak veya kitap okumakla geçirmek yerine müptelası olduğu bir diziyi yada çizgi filmi izlemeyi tercih ediyor ve maalesef televizyon ve internet kültürünün elinde savrulup gidiyorlar. Eğer çocuklarımıza veya gençlerimize kitap okutmak istiyorsak ilk önce kendimiz kitap okuyacak, onları bu şekilde okumaya teşvik edeceğiz. Bir de boş vakitlerde kitap okumak gibi bir yanılsama ile karşılaşıyoruz son zamanlarda. Boş vakitlerde kitap okumayacağız, kitap okumaya özel bir vakit ayıracağız. Kitap okumaya verdiğimiz önem ile çocuklarımız ve gençlerimiz de bilhassa bu önemi kavrayacak ve onlar da kitap okuma hususunda aynı önemi ve hassasiyeti göstereceklerdir.
Unutmayalım ki; Televizyon karşısında şuursuzca ömür tüketenler değil, kitap okuyup kendini geliştiren bireyler daha üretken, daha aktif ve topluma daha faydalı insanlar olacaklardır..
Velhasıl Son Sözüm…
Televizyonu kırın,
Kitaplık yapın.. 🙂
Etiketler
Yazar Hakkında
Havva Öz
Okudukça anlayan, Anladıkça yazan,
Yazdıkça daha aydın dünyalar tahayyül eden,
Masiva’dan Mavera’ya hakikat yolcusu...
Mütefekkir, Fikir İşçisi
Yorumlar