Çok Kırıldı Kanadım
- Kemal Ağca
- 12 Temmuz 2020 - 11:44
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Ben bir kuşum...
Uçtum asırlarca dakikaların arasında.
Dağlar düzleşti, yollar kısaldı, gökyüzü evim oldu.
Neşeli ötüşlerim kimi zaman ağzımda küle döndü.
Kimi zaman yoruldum dedim kondum bir dala.
Dal kırıldı, durmadım...
Ben bir kuşum...
Sıradan bir nabzın çıldıracağı kadar çarptı kimi zaman yüreğim.
Göğüs kafesime hapsoldum.
İçimde sesler haykırırken, ben bir ismi susuyordum.
Kara bulutların arasında süzüldüm,
Yıldırımlardan ve şimşeklerden kaçtım.
Gök gürültüleri korkutamadı,
Çeviremedi beni yolumdan...
Bir şehre geldiğimde sakin sokakların arasından,
Haşarı çocuklar gördüm ellerinde sapanlar...
Kanadımdaki acıdan anladım artık farkedildiğimi.
Fırlatılan bir taştı, bir "sus"tu, bir "dur"du.
Son bir güçle çırptım kanatlarımı.
Kanat kırıldı, durmadım...
Ben bir kuşum...
Tüylerim görülmemiş renklerle bezeli.
Sesimde duyulmamış nağmeler,
Ruhumda dinmemiş bir pınar var.
Sönmemiş bir volkan taşıdım hep göğsümde.
Duyulmamış hikayeler yaşadım.
Bir uçurtmaya aşık oldum,
Bir yağmur damlasıyla yıkandım.
Fırtınaların ortasında kaldım çaresiz...
Çok savruldum, kayalara çarptım,
Şahinlerle boğuştum, çok yoruldum...
Takatim kırıldı, durmadım...
Ben bir kuşum...
Otuzdan otuzuncu,
Kaç vadiyi aştım paramparça olup,
Kaç kere dolandım dikenlere, kaç kere taşlandım...
Minik gagama kilit vuruldu kaç kere, kanatlarıma kelepçe...
Hâr ve nâr içinde bir dağın doruğuna geldim.
Alev aldım, yandım, kavruldum, küle döndüm,
Kül yeşerdi, durmadım...
Etiketler
Yazar Hakkında
Kemal Ağca
Mezar taşıma, "hep yazdı ama yazar olamadı..." yazın
Yorumlar