Edebiyat

Dansa Davet Etmeyin!

  • 1 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Dansa Davet Etmeyin!

Dansa davet oyununu hatırlayanınız var mı? Benim aklımdan, gönlümden çıkmayan nadir ukdelerden biridir. Hiç unutmuyorum, sene sonu kaçamak oyunlarımızı... Rol almadığım tek oyundu. İçim giderdi o heyecana, pek severdim. Ama hep reddetmişimdir oynamayı. Öyle derdim: "Hayır, oynamayacağım." Kimse bilmedi, bildirmedim... Reddedilmeyi reddederdim, size oyun bana sınavdı. Yanlış yaparsam kalırdım ama oyun ya bu yanlış hissetsem kâfiydi kalmaya. Her zaman ciddiye alırdım hayatı, utanmak organım gibidir daima. Reddedilen arkadaşlarım kahkahalara boğulurken ben onların yerine de utanırdım hep. Çocukluk işte... Şimdi deseler ki; hadi atılalım o maceraya, dansa davet edelim? Reddederim düşünmeksizin! Çünkü "seçilmek" kelimesi bile dar geliyor ruhuma. O kadar değersiz miyim ki isteyen seçsin? Sunayım kendimi onlara? Ama biliyorum, o mızıkçılık yaptığımı düşünen birkaç çocuk arkadaşım kaldı. Yine kimse bilmeyecek! Ben oyunu değil kabul edilmeyi reddedeceğim! Seçme, seçilme, seçtirme, seçenek olma.

Etiketler
çocukluk Reddetmek Seçme!

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap