Din

İmtihan

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 0
İmtihan

Kalemin ve kelamın sahibinden kalemi ve kelamı ödünç alarak başlamak isterim satırlarıma:

Dünyada o kadar çok zaman, zemin, insan bulunuyor ki ve her biri birbirinden o kadar ayrı ve başka ki sanki dünyanın bir yarım küresinde olan zamanla bir diğer küredeki birbirinin aynı değil, zemin, aynı değil, insan aynı değil .Burada şunu sormak gerekir zaman tek midir?Evet soyut manada zaman tektir,dünyanın bir zamanı vardır.Zeminin ve insanlığın bir miladı ve sonu vardır.Başlangıcı belli olan, zamanın tükettiği, düşünüp işleyebilen harikulade nesnelerdir insanlar.

Peki harikulade nesnelerin her biri başlangıcının ve sonunun bulunduğunu kavrayabilmişler midir? Kendilerinin başlangıcını, kendilerindeyseler biliyor olmaları gerekmektedir. Asıl olan, her birinin başına gelmeden biliyor olmaları gereken sonlarının bulunmasıdır. Başlangıcından itibaren insan önce zamanın sonra kendisinin de üzerinde olan ona vakıf olan,muhtacı olduğu insanların nesnesi konumundadır.İnsanın bu muhtaçlığı; başlangıcında,zamana zemine ruha, vücuda,sevgiye hürmete ,tevazuya,hoşgörüye,inanmaya,güvenmeye,iltimasa,korkuya,affa,iyiliğe kötülüğe,söze,fiile…nedendir bilinmez insanı yüceliğe iter.Kendisine kerim sıfatlar yüklemesine sebepler oluşturur.İnsan zanneder ki kendisinde bulunan akıl düşünce her şeye kadirdir.Onun akılının sınırları,sınır araları, dışında gerçekleşenleri yok gibi değerlendirir.Halbuki inanmaya muhtaç insanın inanmadığı,inanmak istemediği lakin cüz-i bir varlığını bizzat insan üzerinde inşa etmiş olan bir Halik vardır.Halik, insanı aklı ile imtihanda bırakmıştır.İnsan daha aklının sınır uçlarını düşüne dursun,henüz aklının sınır ötesindekini kavrayamamış olsun.Hiç anlayamamış bulunsun.Tüm kerimliğin kendisinde birleştiğini sanar da hakimlik, hakemlik, hükümranlık cübbelerini giyer çıkarır.İnsan ne kadar da acınası bir durum arz etmektedir.Arz ve gökteki bunca işareti hep kendisine yorup yorumlayarak ne büyük bir bencillik içindedir.Zira akıl verilmiş olan sınırlı bir keramettir.Hey koca insan! Halik derki: “Sen, insan aklının sınırlarını aşıp benim kerametime ne kadar inanabiliyorsun”

İmtihan: Akıl ile sınırlandırıp göremediklerine duymadıklarına düşünemediklerine ve dokunamadıklarına olan bağlılığının külfetini samimiyetle süreç içinde inanç üzerinde iman mevkisinde niyetlendirip, fiillendirip taşıyabilmen ile beraber devam eden serüvenin içerisinde, kendi serüvenini tamama erdirebilmendir.İnsanı sürece bırakan Haliktir ve yine o ona: Yar ve yardımcıdır.

Selam ve dua ile…

Etiketler
Din insan zaman İman İslam Düşünce Allah Akıl Fıtrat Varlık

Yazar Hakkında

Betül Kosif

Omü İlahiyat Mezunu Ankara Hacıbayram Veli Üniversitesi Radyo Tv Sinema Öğrenimi Sürüyor . Öğretmen / Fotoğrafçı; Okur, gezer, anlatır,araştırır; fotoğraf çeker ve hayalperest bir filmcidir.

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap