İslâm'la Yükselen Bir Şehit: Metin Yüksel
- Havva Öz
- 22 Şubat 2021 - 08:41
- 2 dk okuma süresi
- -
- 4
Kalemi her elime alışımda seyreliyor dağarcığımda tüm sözcükler... Ne yazsam, ne söylesem o buruk tadı ifade edemiyor. Sonsuz sevgimi anlatamıyor hiçbir sözcük. Sonsuz özlemi yazamıyor hiçbir kalemin ucu.
İşte...
Kırık dökük hatıralar.. Eski bir cami avlusunda Rabbine 'yüksel'en bir şehit. Soyadını yaşayan bir şehit. Arş-ı ala'ya 'yüksel'en...
Onun yükselişi bizim dimağımızda aynı zamanda acı bir hatıra bırakmıştır. Özler dururuz Metin abimizi. Hatırası hiç solmaz elbet ama hatırladıkça hüzün ve gamla dolar gönül heybemiz. Satırlara nakşetmek isteriz bu duyguları. Ama öyle yoğun hislerdir ki satır satır yazsak da yine ifade edemeyiz. Bir hâr olup yakar canımızı onsuz olmak. 'Şehitler ölmez' der dururuz hep. Peki bazı şehitlerin, kendilerini çok seven gönüllere yerleştiğinden kaçımızın haberi olur? Onların sevgisini gönlümüze nakış nakış işleyen Rabbimize hamd ederken kaçımız bunun farkındalığını yaşar kendi iç dünyasında? Veyahut kaçımız Metin abinin hayatını bilip onun izinde gitmek ister? Kaçımız kendi içinin mahzeninde varoluşsal amaçlarını, yaşının gerektirdiği sorumlulukları ve bulunduğu ruhsal konumunu sorgular? Kaçımız sorguladıkça farkındalıklara erişip kendini değiştirme, özüne dönme gayretine girer?
Metin abiye duyulan özlem bambaşkadır. Genç yaşına bakmaksızın, etrafındaki düşman kitlelere aldırmaksızın, kukla yöneticilerin tehditkâr sözlerine boyun eğmeksizin Akıncılar Derneği'ni kurup dağılmış İslâm birliğini yeniden toparlayıp derlemeye çalışan, hayatını bu yola koyan, henüz 21 yaşında ömrünün baharında bir fidan iken varlığını bu uğurda Rabbine armağan eden böylesi yüce gönüllü bir şehidin özlemi de sıradan olmayacaktı elbette... Metin abinin örnek hayatına ve destansı şehadetine baktığımız zaman, onun zamane gençlerinden çok farklı olduğunu anlamamız zor olmayacaktır. Zira gönüllere taht kuran, şiddetli ihtilâl yıllarında bile İslam'ı düşünen, parçalanmış İslâm birliğini yeniden toparlamak için çırpınan bu kutlu yiğidi tarih hiçbir zaman unutmayacaktı.
Hani ezgide geçen:
"Bulur mu Metin Yükselce bir şehadet bizi de,
Metin Yükselce bir cihat sırasında" sözleri vardır ya. Bizi bulmaz Metince bir şehadet. Çünkü Metin olmak da kolay değildi, Metince yaşamak da, Metince bir şehadet de ve Metince bir yükseliş de... Kolay değildi hiçbir zaman şiddetli ihtilâl yıllarında, ömrünün baharında İslâm için can vermek..
Hissedebiliyorum, o çok yüksek bir makamda şu an ve belki de buluşamayacak hiçbir zaman bir kuş gibi çırpınan mahmur yüreklerimiz... Lâkin hep sevdik Metin abimizi biz. Her şubatta özlemle hatırlıyoruz onu. Her Fatih Camisi'nin o kırmızı boya ile işaretlenmiş taşına baktığımız zaman hüzünle doluyor kalbimiz.
Hep seveceğiz ve özleyeceğiz, bir gün buluşamasak bile... Makamın âli olsun genç şehit. Şehadetin tekrar tekrar kutlu olsun. Kardeşlerin seni gerçekten çok seviyor... Ve yolundan gitmek, aziz hatıranı yaşatmak istiyorlar.
Ölenler sadece unutulmuş olanlardır. Sen ölmedin, hâlâ en güzel hatıralarda yâd edilmeye devam ediyorsun. Aradan geçen 42 senenin bile, seni tarih sahnesinden silmeye gücü yetmedi.
Çünkü şehitler ölmez ve hatıraları daima diridir.
Çünkü hâlâ İslâm vahdetinin yeniden sağlanması için mücadele alanlarında var olmaya devam ediyoruz hep beraber.
Şehadetin mübarek, makamın yüce olsun genç şehit. Yine ardınızdan gıpta ile bakakalmak düşer bizim payemize...
Etiketler
Yazar Hakkında
Havva Öz
Okudukça anlayan, Anladıkça yazan,
Yazdıkça daha aydın dünyalar tahayyül eden,
Masiva’dan Mavera’ya hakikat yolcusu...
Mütefekkir, Fikir İşçisi
Yorumlar