Kadrolu Memur Olmak
- Abdullah Kurt
- 2 Şubat 2019 - 10:03
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Bir rüzgar vurduğunda saçlar, savrulmakla memur.
-Kafam başka yerde biraz bekler misin?
Yazdığımı bilmeyenler meşgul ettiler.
-Nerede kalmıştık? Memur diyordum.
Evet, kulak mesela işitmekle memurdur; ne işitmek isterse. Bazen istemeden, kulak misafiri. Güzel bir koku hissediyor insan; kadife ten kokusu. Bazen de toprak ama içerisinde bedenler barındıran. Evet burundan bahsediyorum. Burun da memurdur. Göz memurdur; görmekle meşguldür, güzeli ve çirkini. Sadece görmek değil, ağlamakla da memurdur. Kirpiklerle buluştuğunda gözyaşı, gözü şelale eyler. Ağız, dudak ve dil. Konuşturur sevdayı, sözcüsü olur aşkın. Gönül ile gönül arasında köprü. Sanma ki bu kadar masumdur. Bir çift sözüyle bütün memurlukları işinden eder. Akıl düşünmekle meşguldür, hatırlamakla memurdur. Baştan aşağı sayılır bu memurluk. Sayılmakla da bitmez hatta. Baş memurumuz var söylemedim. En yorucu iş onda. Bütün memurlardan sorumlu. Düşündüğün şey evet; kalp. Gözün gördüğünü, kulağın duyduğunu, burunun kokladığını sevmekle ve bazen de bunlardan nefret etmekle memurdur. Durmak nedir bilmeyen bir memur… İnsan diye adlandırılan beden bütün bunları taşımakla memur. İnsan nisyandan gelir. İnsan, unutmakla memur. Amirimiz Allah azze ve celle baş memurluğu kalbe teslim etmiş. O halde baş memurunuza ve başkalarının baş memurlarına hoş olasınız. Büyüklerin dediği gibi “İmame düşerse tesbih dağılır.” Kalbi bedbaht olanın insanlığı dağılmış demektir. Baş memurluğunuzda hoşça kalmak dileği ile…
Yorumlar