Edebiyat Öykü

Köpek Balığını Kovalayan Çılgın Hamsi – Son

  • 6 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Köpek Balığını Kovalayan Çılgın Hamsi – Son

3.BÖLÜM

Sinyapolis’te tam bir kaos havası hakimdi, şehrin ileri gelenleri şehirden firar eden bu üç cesur balığın bulunması için, adeta terör havası estiriyordu. Kahramanlarımızın aileleri tutuklanarak işkencelere mağruz bırakılmıştı. Tüm bunlar şehir halkının bazı şeyleri sorgulamasına neden oluyordu. Bazen ufak tefek ayaklanmalar olsada şehrin koruyucuları devreye giriyor, en ağır şekilde isyancıları cezalandırıyorlardı. Artık bazı efsaneler bile gerçekliğini yitirmişti. Tüm bunlar olurken  Aldrid Zilori’nin geçici hükümdarı Avrasyap’la görüşmüş, bu konu hakkında yardım istemişti.Söylentilere göre  Altares de Alonun soyundan gelen bir Aile yaşıyordu. Avrasyap kendisine yardım edemeyeceğini, tek şansının kralı bulması olduğunu söyledi. Aldrid bu zor görevi nasıl başaracağını düşünürken, Avrasyap Aldrid’e bir kutu uzattı ve konuşmaya başladı;

-Bak Aldrid bu kutuyu canın pahasına korumak zorundasın. Bu tüm karadenizin kaderini belirliyecektir. Bu kutu sayesinde Alon’un varisini bulacaksın, onu iyi koru.

-Lordum bu kutu da ne var ? Eğer Altarese gidersem, mutlaka beni öldürürler ve kutuyu da ele geçirirler. Bu sizcede büyük bir risk değil mi ?

-Ah ! Yaşlı dostum dediklerin çok doğru, lakin sen Altarese gitmeyeceksin. Kutunun içinde kraliyet ailesinin en nadide hazinesi var. Bu hazine tüm karadenizin kaderini değiştirecektir.

-Lordum peki bu hazine, beni nasıl prensimize götürecek ?

-Bak Aldrid ! Elinde tuttuğun kutunun içinde, gökyüzünün incisi var. Eğer tahtın gerçek varisi bunu tutarsa, siyah olan rengi maviye dönecektir.

– Peki ama lordum, nasıl oluyorda Altarese gitmeden prensimizi buluyorum ?  Kraliyet ailesi Altaresde yaşamıyor mu ?

-Haklısın Aldrid ! Ama son günlerde inci garip tepkiler vermeye başladı. Buda demek oluyor ki yeni kralımız tahmin ettiğimizden de yakın bize.

-Lordum ! Olamaz bu imkansız !

-Nedir imkansız olan Aldrid ?

-Zilori de üç küçük balıktan başka yabancı bulunmuyor. Onlar nasıl kral olabilir ki çok zayıf ve güçsüzler.

-Yaşlı dostum !! Hükümdar olmak, sadece güç ile mümkün değildir. Üç özellik vardır ki, bunlara kim sahip olursa, değil bir ülkeyi tüm okyanusu yönetebilir.

-Lordum ! Affınıza sığınarak soruyorum bu özelliler nelerdir ?

-Üç özellik vardır Aldrid, binlerce kitabın veremediğini verir. Bunlar Adalet, Merhamet ve Edeptir. Eğer bu özeliklere birde zeka eklersen, dünyanın en bilge balığı olursun, şimdi git ve kralımızı bul ve bize getir.

-Emredersiniz lordum…

Avrasyap bilge bir balıktı, bu gün Aldrid’e büyük bir ders vermişti. Ama Aldrid duyduklarına hala inanamamıştı, bizim bu cesur balıklardan biri yeni kralları mı olacaktı yani ? Tüm bunları düşünürken evine doğru yüzmeye başladı, çok merak ediyordu acaba kral hangisiydi ? Bir müddet sonra evine gelmişti. Hızla evin kapısını çaldı..

Tak ! Tak ! Tak !

Kapı yavaşca açıldı, kapıyı açan güzeller güzeli Ashle’liydi. Büyükbabasını gülümserek içeri davet etti. Yaşlı balık telaşını gizleyerek  konuşmadan içeri girdi. Salona geçtiğinde Chris ve arkdaşlarını gördü, şehri nasıl kurtaracaklarını tartışmakla meşguldüler. Yaşlı balığın geldiğini ilk Chris farketti, tam konuşacaktı ki, Aldrid hemen onu susturdu ve söze girdi;

-Genç dostlarım !! Söyleceklerime belki inanmayacaksınız, ama….

Yaşlı balık  gençleri merakta bırakıyor, cümlesinin devamını getirmeden sürekli aynı şeyleri tekrar ediyordu. Chris dayanamayarak heycanla atıldı;

-Söyle Aldrid ! Merakta bırakma bizi, hadi konuşsana artık..

Aldrid gülümseyerek , bu cesur balıkları son bir kez süzdükten sonra konuşmasına devam etti;

-İçinizden biri Alon’un varisiymiş, yani bizim kralımız !!!

-Hey sen iyice bunamısın ihtiyar, bize şöyle bir bak istersen, bizden hiç kral olur mu ?

-Kendince haklısın Arthur, ama içinizden biri kralımız.  Ve bunu öğrenmenin tek yolu, şu kutuda ki inciyi tutmanız.

Üç kafadar şaşırmıştı, neler olacağını merak ettikleri için inciyi tutmaya razı oldular. İlk Arhur tuttu, sonra Eric ama inciden hiç bir tepki gelmiyordu. Aldrid ümitsizliğe kapılmıştı. Chris’e inciyi vermeye tereddüt etti, eğer Chris’ede inci tepki vermezse, krallarını bulamayacak ve tüm karadenizi kötülük yavaş yavaş yok edecekti. Ancak inciyi onada vermeliydi, Lord Avrasyap böyle söylemişti. Ümitsiz bir şekilde inciyi yavaşça Chris’e uzattı. O da ne ? !! O karadeniz kadar kara inci birden masmavi olmuş, tüm odayı aydınlatmıştı. Aldrid sevinçle Chris’e sarıldı, kendini toplaması uzun sürmedi, saygıyla konuşmaya başladı;

-Majesteleri !! Affedin sevinçten ne yapacağımı bilemedim. Sonun da aramıza döndünüz Kral Alon’un torunu, tüm karadenizin meşru hükümdarı…

-Yeter Aldrid !! Bu süslü sözleri bırak, ben kral felan değilim.

-Ama Majesteleri…

-Aldrid lütfen dostum, sana söyledim ben sıradan biriyim kral felan olamam lütfen durumu zorlaştırma…

-Majesteri siz kabul etsenizde etmesenizde saraya gitmek zorundayız, lütfen beni takip edin. Lord Avrasyap sizi bekliyor.

Chris daha fazla üstelemedi, berarber evden ayrıp saraya doğru yüzmeye başladılar. Bir süre sonra saraya gelmişlerdi. Türlü türlü kapılardan, kalidorlardan geçtikten sonra Lord Avrasyap’ın yanına gelmiştiler. Lord Avrasyap genç kralı büyük bir saygıyla karşıladı. Olan biteni herşeyi en ince ayrıntısına kadar Chrise anlattı. ,Chris duyduklarına inanamıyordu, Ailesine yapılan bu haksızlık karşısında sessiz kalamazdı. Tahta çıkmayı kabul etti, böylelikle hem şehrini kurtaracak hemde ailesinin intikamını alacaktı, büyük bir törenle tacını giydi. Bir kaç hafta içinde kralın tahta çıkması tüm karadeniz halkı tarafından duyuldu. Üçüncü büyük medeniyet olan Kurtay şehrinden ve civar bölgelerinden krala bağlılık yemini etmek isteyen, yüzlerce lord başkent’e  geldi. Artık Chris sıradan bir balık değildi, yönetmesi gereken bir halkı vardı. Bir gece aniden tüm lordlarını yanına çağırdı. Lordları Silonun çocuklarının zulmunden bezmiş balıklardı, kralın dönmesi hepsine umut olmuş ve tüm tehlikeyi göze alarak Chris’e bağlılık yemini etmişlerdi. Büyük salonda kısa süre içinde yüzlerce lord toplandı, Kral bir kaç kez öksürdükten sonra konuşmaya başladı;

-Lordlarım !! Karadenizin adil yöneticileri.. Bildiğiniz üzere dedem Alon öldürüldü, bunu silon yaptı. Hakkı olmadan tahtı ele geçirmek istedi fakat amacına tam manasıyla ulaşamadı. Zilori hiçbir zaman silona boyun eğmedi. Kurtay halkı büyük bir kahramanlıkla şehirlerini kurtararak bana katıldı. Bu gün sadece Altares özgür değil….Burada toplandık, çünkü artık bizim olanı geri alma vakti geldi. Son aldığımız haberlere göre silonun korkak çocukları, Altares halkına akıl almaz işkenceler yapmakla meşgulmüş, biz bu zulmü durdurmak zorundayız. Tüm askerlerimi toplayın, yüzgeci silah tutan kim varsa orduya alın, sefere gidiyoruz. Eğer itirazı olan varsada, ya şimdi konuşsun veya sonsuza kadar sussun…

Lordlar bu konuşmayı dinlerken mutluluktan ağlamaya başlamışlardı. Sonunda duaları kabul olmuştu. Cesur, kararlı, feraset sahibi bir hükümdara kavuşmuşlardı. O gün hiçbir lord bu karara karşı çıkmadı…

Bir kaç hafta içinde tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Chris’in tahmin ettiğinden de büyük bir ordu toplanmış, krallarının emirlerini bekliyordu. Genç kral hemen hareket etmek istiyordu ancak ordusuna bazı şeyleri söylemek zorundaydı… Ordunun içinde gezerek konuşmasına başladı ;

-Kıymetli kardeşlerim !! Ben kral olarak doğmadım, kral olarak büyümedim!! Bu gün kral olarak karşınızdayım çünkü ben hayal ettim, inandım, önüme çıkan her engele göğüs gerdim… Altares halkına yıllarca büyük bir yalan anlatıldı. Cellatlarımızı kurtarıcılarımız sandık. Yıllar sonra ben ve cesur dostlarım şans eseri herşeyin yalan olduğunu öğrendik. Bugün ne yazık ki Altares halkı öldürülüyor, işkence ediliyor… Askerlerim, dileyen bu gün evine gidebilir, benimle birlikte mücadele edenler, tarihin tozlu yapraklarına, altın harflerle yazılacak bir destanın kahramanları olacaklardır. Bu gün çocuklarımıza daha iyi bir gelecek vermek için, huzurlu bir vatan için, özgür karadeniz için benimle birlikte savaşmaya gelin…

Askerler hep bir ağızdan bağırmaya başladı;

-Kralımız çok yaşa.. Kralımız çok yaşaa..

Konuşmadan sonra ordu harekete geçti, günlerce süren yolculuktan sonra  Altarese geldiler. Chris Altares’e elçiler gönderdi, kendisine bağlılık yemini etmelerini istedi. Şehir konseyi günlerce süren toplantılardan sonra, bağlılık yemini etmeme kararı aldı. Bu karar aslında gizli hükümdarlarından kaynaklanmıştı, savaş günlerce sürdü. Binlerce balık can verdi, savaşı kazanamayacaklarını anlıyan köpek balıkları askerlerinin bir kısmını geride bırakarak ege denizine kaçtılar. Chris peşlerinden askerlerini göndererek, bu zalim balıkları zindana tıktı. Adil bir şekilde yargıladı, kıydıkları canlara karşılık canlarını aldı. Artık karadeniz, özğür ve huzurlu bir yerdi…

Tüm sorunlar bitmişti Eric Zilori’ye Arthur Kurtay’a vali oldu. Lord Avrasyap ise artık başvezirdi. Aldrid katiplik görevine büyük bir zevkle  devam etmekteydi. Chris ise tahmin ettiğiniz üzere Ashle ile evlendi mutlu bir yuvası oldu, halkını adaletle yönetti. Ne kadar çabalarsa çabalasın balıklarında belli bir kaderi vardı. Gün geldi Chris’de bir balıkçı ağına takıldı. O bir kraldı.. Ama ölüm onun içinde mutlak bir sondu….

SON

Etiketler
Öykü Fabl Fantastik

Yazar Hakkında

Hilal-i Ahmer

Az okuyan, çok düşünen kimi zaman da yazan garip bir insan...

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap