Kuşlar
- Sema Aydoğan
- 11 Ağustos 2018 - 06:35
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Anlamazlardı. İçimde bir yerler kırılmıştı ve bu kırgınlık sanki bende baki kalacak, sanki suretimde değil de benliğimde kök salacaktı. Bir sarmaşık misali her yanımı saracak; yaralarım, kırılan yanların bende ebedi kalacaktı. Kırıklar tamir edilebilir miydi? Yine eskisi gibi sapasağlam durabilir miydi? Kapanan bir yara her kanadığında bir bant ile sarılabilir miydi?
Biliyorum, ah ne yazık ki anlamayacaklardı. Diline mühür vurup susturmalıydın sözlerini. İçini sessizliğe tutsak edip lâl olmalıydın. İşte o vakit anlarlardı mutlak, öyle değil mi? Sustuğun yerden yeşerecek, seni esaretin en dibinde bırakan her şeyi azat edecektin. Başka çaresi var mıydı nefes almanın?
Biliyorum, görmezlerdi. Dışarıdan baktıklarında senin yaşadığını, hem de ne güzel yaşadığını görecekler. Ama benliğine işleyen, soluk dahi alamayan yanlarını bilmeyeceklerdi.
Sen de biliyorsun ki hemdemim, asla seni anlamayacaklardı. Senin her zerrenden bir lahza duyduğun acıların artık anlaşılmayı da bir kenara bırakmıştı. Biliyordum. Ve inan ben de bırakmıştım; kırıkları, yaraları, acıları, maziye-i neşeyi, sevgiyi ve her daim umudu yarınlara… Bir kuş oldular onlar ellerimde, yarınlara kanat çırpan. Bıraktım, saldım göklere içimdeki tüm kuşları. Kanatlarını kıran olmadı.
O bendeki kırıklık, onlarda baki kalmadı.
Etiketler
Yazar Hakkında
Sema Aydoğan
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Kitapsever Hislerini kağıtlara dökmeyi seven Hayata rağmen hayatı seven biri. Ankara🍀
Yorumlar