Leyla İle Mecnun Dizisine Dair
- Abdullah Kurt
- 22 Eylül 2018 - 05:13
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Defalarca tekrar tekrar izlediğim ve her izlediğimde yeni duygular yaşadığım bir diziden bahsedeceğim; Leyla ile Mecnun. Duygusal sahnelerinde ilk defa o anı yaşıyormuş gibi olduğum muazzam bir dizi. Leyla ile Mecnun diyoruz ama çok Leylalar ve bir Mecnun. Kahkahaların zirveye ulaştığı anlarda gelen o hüzünlü müzik sizin bir anda derin bir yalnızlığa yolculuk yapmanıza sebep oluyor.
Dizi içerisinde sizin yaşam stilinize uyacak muhakkak bir karakter bulabiliyorsunuz. Sadece ekranlara sarılan hırsız değil ama performans sanatçısı olan Yavuz’un kitaplara olan aşkı. Yüreğinizde yanan yangınlarda tutuştuğunuz o anda sizi o yangından çekip çıkaran ak sakallı dede. Bütün varını yoğunu hayatını evine adamış bir aile babası ve mahallenin abisi İskender. Hatta büyük İskender. Tüm dertlerin aslında mutluluğun ardına saklanması gerektiğini düşünen Erdal bakkal. Ve dostluğun arkadaşlığın ne demek olduğunu öğreten, kendi hasret ve özlemini ardında bırakıp dostlarının dertleriyle dertleşen, beklemek nedir, hasret nasıl yaşanır, yalnızlıkla nasıl başa çıkılırın cevabını veren İsmail abi. Peki ya Leyla ya da Leylalar? Sevgiye nasıl karşılık verilirin cevabı… Çekip gitmenin nasıl unutulmadığını öğreten Leylalar…Ve tabi ki son olarak Mecnun. Bir sevda nasıl yaşanır, aşkın peşinden nasıl koşulur, ölüye ölümüne nasıl aşık olunur, ölülerin de aldatılmadığını, sevgilinden kalan her parçanın hatta anıların nasıl değerli olduğunu öğreten, büyük bir çölün içinde bütün birikimi bir avuç kum olan, sevdanın vücuda bürünmüş hali Mecnun!
Dizinin içerisindeki sansürlere bakacak olursak eğer, topluma dürüstlük ve nasıl konuşulması gerektiğini öğretiyor. Açıkçası RTÜK’e hiçbir meşgale çıkarmadan bir dizi ya da film nasıl yapılır bunun cevabıdır. Sigaraya sakız demek, şarap yerine incir veya üzüm demek, ailenin ve onurun karıştırılmadığı en edepli küfürler… Kulpu kırık çaydanlık demek ipe sapa gelmeyen kişilere… Hiç sevilmeyen dışlanan kişilere ıslak tuvalet terliği demek…
Sözün nihayeti şudur ki; çölünde yanıp kavrulan Mecnun’a “o gemi bir gün gelecek” diyerek çölde dahi olsan ümidin hiçbir zaman yitirilmediğini öğreten bu muhteşem diziyi tavsiye ediyorum.
Selametle.
Yorumlar