Toplum Aile

Meslek Seçiminde Ebeveynin ve Çocuğun Tavrı Nasıl Olmalı?

  • 5 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Meslek Seçiminde Ebeveynin ve Çocuğun Tavrı Nasıl Olmalı?
"Bizden geçti evlat... Kitapsız, kalemsiz bir şekilde okumaya çalıştık. Okulumuz tek sınıftı, sobalıydı. Köyümüz merkezden uzaktı. Okula gidecek ayakkabımız yoktu. Biz okuyamadık evlat. Fakirdik. Elektriksiz bir evde büyüdük. Ben doktor olmak istedim olamadım bari sen ol!"
Benim güzel annem, aslan babam evvela zor süreçlerden geçip beni okutmak istediğin için teşekkür ederim. Evet, zor şartlar altında büyüdünüz. Hayallerinizi gerçekleştirecek ne metelik ne materyal vardı. Çabaladınız. Canınızı dişinize taktınız. Bizi büyütüp okutmak ve kendi ayaklarımızın üzerinde durmamız için bizlere destek verdiğiniz için teşekkür ederiz. Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.
Büyüklerimizin dilinden düşmeyen, "Ben olamadım oğul bari sen ol, bari sen kazan!" cümleleri ile ailemiz, kendi yapamadıkları şeyleri çocuğu yapsın diye kıt kanaat geçinmeyi göze alıyor. Çouklarını en iyi dershanelere yazdırıp, en iyi hocaları tutuyor; en iyi kitapları alıp, "Çocuğum doktor olsun, mühendis olsun." diye diye çocuğu programlıyor. Gerçekten anne ve babalar çok fedakarlar ancak dünyaya bir kere geliş hakkı bulunan biricik, eşsiz bir varlık olan evladına bu tür dayatmalarda da bulunmaması gerekiyor. Çocuğun da kendisine göre ilgi ve ihtiyaçlarının olduğunu bilmesi gerekiyor. Onun da hayatında bir amacının olduğunu bilmek ve bu amaç doğrultusunda yolunu çizmesine imkan vermek, destek olmak gerekiyor.
Çocuğun ilgi ve yeteneklerine ebeveyn kısmen ilgi gösterse de bu ilginin imkanı konusunda yine de bir kuşku duyulmakta.
"Çalışacak ama başaramayacak, okuyacak yaşı 30 olacak, atanamayacak, üzülecek, hasta olacak, geç evlenecek..."
Anne ve babalar gerçekten muhteşem insanlar ancak hayatın hep toz pembe olmadığını unutmamaları gerek.
İnsaoğlu, hayata başkasının hayalini gerçekleştirmek için değil kendini gerçekleştirmek için gelir.
Şimdi yanlış anlaşılmasın, ben çocuğunuzu "saldım çayıra" tabirinden başına buyruk bırakın demiyorum! Ancak “Çocuk için kariyer planı, ne onu baskılayarak ne de seçimi tamamen onun deneyimsiz isteğine bırakarak yapılabilir.”
Yanlış Seçimlerin Sonuçları ve Etkileri

1- Rastgele ve alelacele yapılan seçimlerin sonucunda iş ve öğrenim yaşamında istenilen başarı ve çabayı göstermek zordur. Gençler seçtiği bölümün ya da mesleğin gerektirdiği başarıyı ya da çabayı gösteremediklerinde ve aradıklarını bulamadıklarında sıkıntı ve kaygı duyabilir, aşağılık duygusuna kapılabilirler. Bu da çabayı azaltır.

2- Çalışma ve öğrenim hayatında çatışmalar, sürtüşmeler ve tartışmalar başlayabilir. Bu durum sadece gencin kendisine ve ailesine tedirginlik vermekle kalmaz, işin ve öğrenimin başarısını ve verimini düşürür ve gencin geleceğini olumsuz yönde etkiler.

3- Kimi zamanda başka bir meslekte olamamanın pişmanlığı içinde yakınmalar bir ömür boyu sürebilir.

4- Bu durum bireyin günlük yaşamını etkileyeceği gibi toplumun çalışma düzenini de etkiler. Toplum içinde tedirginliği arttırırken iş verimini, çalışma gücünü, ekonomik hayatı ve toplumsal gelişmeyi yavaşlatır ve engeller.

Ebeveynin Sorumlulukları ve Ebeveyne Öneriler:


- Meslek seçiminde kişinin kendisini tanıması; ilgi alanlarını, yeteneklerini, güçlü ve zayıf yönlerini bilmek ve doğru değerlendirmek:
Ebeveynler, çocuğun en çok ne ile uğraştığına bakmalı, ona çeşitli sorular sorarak hangi alana karşı bir ilgisinin olduğunu açığa çıkarmalı ve çocuklarını dinlemelidirler.

- Çocuğun hedef belirlemesinde yardımcı olmak ve tercihi ona bırakmak:
12 yaşından itibaren çocuğunuza meslekler ile ilgili bilgilendirme yapmalı hatta yüzyüze o işi görmesini sağlamalıyız. Bu sayede çocuk o işin zor ve kolay, zevkli ve sıkıcı yanlarını görmüş ve deneyimlermiş olacaktır.

-Çocuğun "Hangi mesleği seçersem başarılı olurum?" sorusuna cevap vermek:
Çocuğunuza aslında kendi ilgisine göre meslek seçmesine yardımcı olmak gerekir. Hayattan en mutlu olacağı meslek, elbette en başarılı olduğu alanda olacaktır. Ebeveynler bu bilinci çocuğa aşılamalı. En çok para getiren değil, en çok doyum sağlayan ve mutlu eden mesleğin en başarılı meslek olacağını da çocuğa anlatmak gerekir.

-Hedefe ulaşmak için metotlar belirlemek:
Çocuğunuz bir hedef belirlendiğinde, ebeveyn bu hedefe nasıl ulaşacağı ile ilgili çocuğa yardımcı olmalıdır. Ebeveyn maddi manevi desteğiyle çocuğunun yanında olmalı; dershane, öğretmen, kitap gibi konularda bilgi toplamalıdır.

-Çocuğunun dersleri düzenli çalışmasında ona sorumluluk vermek:
Verilmesi gereken önemli bir sorumluluk çocuğa bir yaşam disiplini katacaktır. Ebeveynler, çocuğun derslerinde onlara yardımcı olmalı, gerekli konuların hatırlanması için ara ara tekrar yaptırmalıdır. Ebeveyn ödevi sırf çocuk yapamıyor diye kendisi yapmamalı ya da bir başkasına yaptırmamalıdır. Kısa süreli bir fayda gibi görünse de bu, çocuğunuz için yaptığınız en büyük zararlardan birisidir. Çocuğun, okuldaki ve evdeki diğer sorumluluklarını yerine getirmesi için çocuğa sorumluluk verilmesi gerekir. Bunlardan bazıları ev ödevi, oda toplama, arkadaş çevresinde saygılı ve dürüst olma...

-Çocuğa diğer sorumlulukları öğretmek, (dini ve kültürel sorumluluklar)

Öğrencilerin Sorumlulukları ve Öneriler:

1- Kendinizi tüm dış baskılardan ve etkilerden uzak tutup, kendi isteklerinizi, becerilerinizi ve yeteneklerinizi belirleyin ve tercih yapmak için çok acele etmeyin. Kendinizi daha iyi tanımak için okulların rehberlik servislerinden, kariyer danışmanlarından ya da psikolojik danışma merkezlerinden destek isteyebilir, uygulanan envanter ve testler aracılığıyla kendinizi keşfedebilirsiniz.
2- Meslekler hakkında açıklayıcı kitaplar okuyabilirsiniz.
3- Üniversitelerin ders programlarını içeren kitaplara da göz gezdirebilirsiniz.
4- Düşündüğünüz mesleklere ait iş yerlerine ziyaretlerde bulunup, yaz ayını staj yaparak geçirip geçiremeyeceğinizi öğrenebilirsiniz.
5- Gazetelerin ya da kariyer sitelerinin insan kaynakları eklerini takip edebilir, yazılmış makale ya da önerileri okuyabilirsiniz.
6- Farklı meslek gruplarının tanıtıldığı televizyon programlarını da seyredebilirsiniz.
7- Okulunuza davet edilen ya da dışarıda konferans, panel ya da seminerleri olan farklı meslek sahiplerini dinleyebilir, bizzat tanışabilirsiniz. Kariyer günleri meslek seçiminin en etkili yöntemlerindendir.
8- Üniversiteleri gezebilir, mezun olmuş öğrencilerle konuşabilirsiniz.

Kısaca özetlersek;
Eş ve meslek seçimi hayatta verilmesi gereken en önemli kararlardır. Meslek seçimi özellikle ergenlik dönemine denk geldiğinden, bu dönemde alınan kararlarda duygusal nitelikler etkili olduğundan, anne ve babanın çocuklarına destek olması ve yön göstermesi gerekir.
Anne ve babanın, yakınlarının arzusu veya toplum baskısından ziyade çocuğun hangi mesleği sevdiği ve istediği, hangi mesleğe yatkın olduğunun dikkate alması gerekir.
Çocuğun aklından geçen mesleklerle ilgili bilgi toplamak ve o meslekleri tanımasına yardımcı olmak gerekir.
Ebeveynlerin çocukta gördükleri yetenekleri ve onun nasıl bir işte başarılı olacağına dair fikirlerini çocuğa aktarmaları, fakat baskı yapmamaları gerekir.
Asıl kararın çocuk tarafından verilmesi gerektiği bilinmeli, sorumluluğun çocuğa ait olduğunun vurgulanması gerekmektedir ve bunlar ailenin sorumluluğundadır.
Sağlıklı birey, sağlıklı toplum demektir...
Selam ve dua ile...
Kaynak 1: http://www.antalyapsikiyatri.com/aile-evlilik-ve-cift-sorunlari/meslek-seciminde-ailenin-rolu
Kaynak 2: https://cocukvegenc.com/meslek-secimi-ve-dikkat-edilecekler/
Etiketler
hayat hedef sorumluluk bilinci meslek seçimi

Yazar Hakkında

Ömer Güncü

Adıyaman Üniversitesi'nde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 2023 Mezunuyum. Çeşitli yardım kuruluşlarında ve sivil toplum kuruluşlarında yer aldım. Adıyaman Gençkızılay'da İl Baskan Yardımcılığı, Sosyal medya uzmanlığı, AFAD Adıyaman Baskanlik gönüllüğü, medya ve görüntüleme birimi sorumluluğu, Ahbap Hatay  Projesi Egitmenlik görevi. Adıyaman Anadolu Gençlik Derneği üniversite komisyonu teşkilat başkanlığı gibi görevlerde yer aldım.

.

Çok gezip, çok okumayı seven birisiyim. Okuduğum kitaplar ağırlıklı olarak psikoloji, din ve sosyoloji üzerinedir. Roman okumayı da çok severim. Psikoloji, din ve sosyoloji gibi alanlarda araştırma yapmaya yazılar okumaya ve bunlar üzerine yazmaya hevesli birisiyim. Çevremce işkolik olduğum söylenir. Ben kendimi geliştirmek, ilim ve irfan öğrenmek pahasına işkolik olmaya razıyım :) Hayatımın Gayesi; önce kendime, sonra dünyama faydalı olmak ve katkıda bulunmaktır. İnanıyorum ki kendimi değiştirirsem, ailemi, milletimi ve dünyamı değiştiririm. Yazılarım makale tarzı olup akıcı bir üslup ile yazılmıştır. Okurken kendinize bir şeyler katacağınıza eminim. İyi okumalar :)

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap