Serzeniş
- Hatice Akyıldız Yıldırım
- 19 Şubat 2017 - 23:17
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Sessizlik çökmüşse ruhuna ve terk etmişse umut bedenini. Gözlerin sonsuzluğa kapanıyorsa ve kalbin toplamış bavulunu gidiyorsa yaşam seni kapı dışarı ediyordur. Umut yoksulluğu kaplamıştır tüm bedenini.
Sonsuzluğun ışığı göz kırpmaya hazırlanmış seni yolculuğa çıkarmak için yalnızlık bavulunu hazırlayıp eline tutuşturmuştur çoktan. Mutluluk itiyordur arkandan, gidişine umut seyirci olarak katılmış yüzündeki ekşimsi ifadeyle. Acı çekiştirip durur gideceğin yere kadar. Yanından ayrılmayan yalnızlık seni kendine çeker sessizce.
Kendi içindeki fırtınalarla çarpışmak zorundasın güneşin berrak ışıklarıyla tanışmak için. Gökkuşağının elvinlerine selam vermek uğrunadır bu savaşın. Kendini yontmaya başlamak, fazlalıklarından kurtulma ihtiyacı duyarsın. Bir çekiç darbesi atarsın dayanılmaz acılara rağmen. Kendini şekillendirmeye çabalarken art arda gelen darbeler keskin yaralar bırakır lakin kimse acılarının farkında değildir.
Şekillenmiş beğendirmişsindir kendini, acını derinliklere gömerken. Bir beton parçasından çıkarken kopan parçalardan hediye kalır sana fırtınalar. Kimsenin göremeyeceği, hissedemeyeceği tufanlar bırakır sana. Hayatın absürtlüğüyle tanışırsın. İnsanların yüzündeki gülümsemeyi değil kalplerindeki acıyı görürüsün. Hayattan yediğin tokadın sızısı ruhundadır hâlâ.
Güruh bir acıydı belki de benimkisi kimine göre.
Etiketler
Yazar Hakkında
Hatice Akyıldız Yıldırım
Hayata yabancı, kendine deli.
Yorumlar