Edebiyat

Sessiz

  • 1 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Sessiz

Avaz avaz bağırır ya herkes ben avaz avaz susabiliyorum sadece. Hayat tek taraflı bakış açısını değiştirmemekte ısrarlı. Git diyor bana, kalmak istemem anlamsız. Basamaklarından yoksun merdivenden itiyor beni. Nedenler arasında yitip gidiyor benliğim. Ruhum bedenime isyankâr.

Güneşin dumanla dansına şahit oluyorum bu saatlerde. Ezgiler muhalif, kelimeler düşman. Hatırlar oturmuş kalkmaz aklımın derinliklerine. Yaşam haybedendi bu satırlarda. Sözcükler arttıkça öfkem artıyor. Uçurumun kenarına bir adım daha atıyorum. Soru işaretlerinden boğuluyorum. Yaşarken ölümü hissediyorum. Bir ben daha dikiliyor karşıma. “Gitmek” diyor. “Gitmek bazen sessizce kimseye görünmeden. Gözlerden uzaklaşarak.”

Boşluğa bırakıyorum artık kendimi. Boşluğun çığlığını duyabiliyorum. Hayatı içine hapseden boşluğu.

Bir meltem vuruyor yüzüme şiddetini arttırarak. Fırtınalar bekliyor ileride çıkamayacağımı bile bile yaklaşıyorum. Yok olmaya gidiyordum belkide yeniden var olmaya. Artık karşı karşıyayız hayatın çıplaklığıyla.

Sessizlik boğuyor beni. Çığlık atmak istiyorum hayata fütursuzca. Sessizliği çığlığa dönüştürmeye çabalamak yok olmaya bir adım daha yaklaştırıyor sadece beni. Çarpışma zamanı kendimle. Paramparça olacağımı bilmek cesaret veriyor fırtınalara. Hızlanan benliğim ruhumdan kurtulma çabası ruhumun yaşamdan vazgeçişindendir belki de.

Sadece maviyi görebiliyorum şimdilerde belki de en çok onu özleyeceğim içindir. Ufka uzansam dokunacak gibiyim. Ama toprak beni bağrına çekip kabullenmiştir. Bedenimle bütünleşmiş çoktan. Toprak kokusu alıyorum hücrelerime kadar. Gözlerim kapanırken kokuyu duyumsamam yoklukla birleşiyordu. Ruhum bedenimden koparken mavi yoksunluğu başlıyor. Zifiri karanlığın misafiriydim artık…

Etiketler
boşluk gitmek sessizlik toprak

Yazar Hakkında

Hatice Akyıldız Yıldırım

Hayata yabancı, kendine deli.

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap