Sessizlikten Çığlığa
- Hatice Akyıldız Yıldırım
- 1 Ağustos 2016 - 15:07
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Hayat, bu kadar ucuz olabilir mi?
İnsanlık, ne zaman bu kadar zalim olmaya başladı?
Sevgi, nasıl bu kadar dibe vurdu?
Hayatın amacı sevgiyken biz neden sevgiden bu kadar yoksun yaşayabiliyoruz ki. Merhamet nefrete, sevgi kine dönüşmüşken hayatın sana acı vermeye yeminliyken sığınacak bir liman ararsın çaresizce. Hayatın içinde ama bir o kadar hayata uzak yaşarsın. Küçük mutluluklara talimsindir. Ama tatmin etmez bir türlü. Sevgiyi ararsın korkarak nefretten. Kalabalıklarda yalnızlaşırsın. Kalbine kapanırsın. Derdinin dermanını kalbine sorarsın eksiklik hissederek. Sevginin eksikliğini hissedersin ama bu denli çaresiz olmamışsındır en derinden. Cadde cadde, sokak sokak aramaya razısındır sevgiyi. Ararsın da. Ama nafile kırıntısını dahi bulamazsın. İnsanlar katılaşmış adeta robot misali duygusuz olmuşlardır. Ve anlarsın sevgiyi beşeri olarak bulamayacağını.
Sonra “Allah” dersin.
Herkesi unutursun. Kalbin ilahi aşkla çarpmaya başlar. Kalbinin sessizliği çığlığa yenik düşer. Yine kimse seni anlamaz, beşeri aşk ile geçirirmişlerdir zamanlarını çünkü.
Soranlara ‘aşk’ dersin ama yüzlerindeki ekşimsi ifade ve kafalarındaki soru işaretleriyle giderler. Ve sen yine susarsın…
Etiketler
Yazar Hakkında
Hatice Akyıldız Yıldırım
Hayata yabancı, kendine deli.
Yorumlar