Edebiyat

Yol'cu

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 8
Yol'cu

Tren sesleri eşliğinde yaşıyorum geceyi. Tatlı tatlı selamlıyor gürültülü sesiyle. Kaç hayat taşıyor, kaç hayat daha taşıyacak. Bilinmez. 

Vagonlarda hüzünler, hasretler, mutluluklar ve heyecanlar yükselir. Hayaller dolup taşar ve umut üzerine kurulur uykular.

Dağların arasından geçerken en zarif halini alır uyandırmamak için doğayı. Öfkesini görürüz bazen de hoyratça uyandırırken herkesi. Nedendir bilinmez sahiplenir doğa, tozlu tren raylarını. Her saniyeye nezaket ve şefkat sığdırır. 

Yine soğuk ve acımasız bir kış günü tren sabahın ilk ışıklarıyla seslenir doğaya beyaza bürünmüş dağlar eşliğinde. Usulca, nazikçe ve incitmeden…

Kış geceleri sessiz ve yorucu…

İnsan en çok da kendinden yorulur böyle günlerde. Bu yüzdendir ki kış gecelerinin vazgeçilmezidir yakınlaşmalar, sohbetler. Bazen hüzün solur insanlar bazen de tebessüm. Her tebessüm hüzün saklar ardında. Hüzün akar, sessizleşir ve yürekleri burkar. Herkes kendi ruhunda gizlemeye çalışır hüznünü. Kilitli kapılar ardına itilir, çıkmak için en çetin kış gecelerini bekler. Yalnızlığa ve kendimize sakladığımız geceleri bekler. Pusudadır en derin acılarımızla bizi yüzleştirmek için. Acımasızlığını ilan etmeyi bekler sabırla. Düşünceler zihnin derinliklerini kaplamaya çalışırken yok olan zaman kapıyı çalar. Sessizlik kol gezer kalabalıklar uzaklaşırken. Düşünceler ev sahibine misafir olur ve ansızın zihnimizin en derinlerine sürgün ettiğimiz hüzünler, acılar çıkagelir. En derin yaralarımızı kanatır, alacakaranlığa hapsettiğimiz düşüncelerimiz olur. Sessizce kabullenmek düşer sadece payımıza, sahipleniriz de. Hesap sorarken acılar benliğimize, kalbimizde kırıklar acıtır ruhumuzu. Acının uykusuzluğunu tadarız. 

            Sakin sulara benzeyen düşüncelerimizde aniden fırtına kol gezmeye başlar. Düşüncelerimiz savrulur fırtınalarda. Cümleler dağılır, harfler kaybolur derinlerde. Bu yüzdendir ki acıyı tarif edemeyişimiz. Fırtına savururken bizi çıkacak güneşe hasret kalırız. Ve nihayetinde fırtına yerini yine sessizliğe bırakır lakin harap olmuş düşünce yığını eşliğinde. Yolunu bulamayan kelimeler, yok olan harfler ile yol alamayan bir gemi enkazı gibi kalırız denizin ortasında. Kendi düşünce denizimizde var olmak için çırpınırız umutsuzca.

            Beyaza bürünen yeryüzüydü bizi bu düşüncelere iten ve çıkmamıza izin vermeyen. Bizi bizle bırakıp savaşımıza tanık olmak ister. Tek bedende yaşanan savaş hem kazanılır hem de kaybedilir. Kazananın mutluluğu, kaybedenin üzüntüsü aynı anda yaşanır. İnsan yine arafta bırakılır, yine kabuğuna itilir. Kimse kazanamaz ve kimse kaybetmez bazen de. Belirsizlik sarar bedeni ve yeni bir savaş: Belirsizlik savaşı. Kazananı olmaz bu savaşın ya da kaybedeni. Var olanların belirsizliklerini sırtımızda taşırız bir ömür. 

            Baharı göreceğimiz günlerin hayali ile katlanırız ayaz gecelere. Korkumuz gecelerin acımasızca bizi yalnızlığa itmesinden mi? Belki de sadece bu bahanenin ardına saklanırız. Çaresizliğimizin tüm suçunu geceye yüklemek isteriz. Kimsesizliğimizin acısını gecelerden çıkarmak isteriz. Alacakaranlığın kalın derisine hapsetmek isteriz düşüncelerimizi, bize geri dönmek isteyebileceğini düşünmeden. Kaçmak için çırpınırken yüzleşeceğimizin farkında olmayarak. Güneş kendini gösterene dek sürer bu kaçış ve yüzleşme. Kendimizden kaçmanın en kolay yolunu gösterir gibi güneşe sığınırız. Yalnızlığımızdan kurtardığını düşünerek güneşle buluşuruz. Sessizliği ve yalnızlığı geride bırakarak çıkarız bu buluşmaya. İçimizdeki dalgalı deniz sakinleşir ve kayıplar gün yüzüne çıkar.  

            Günler kendi değirmeninde akıp gider ilkbaharın çığlıklarına kadar.  Doğa derin uykusundan uyanır. Sessizlik bitmiştir doğa için. Yeşil renklerle bezenmeye başlar doğa tüm eşsizliğini gösterircesine. Yağmur sesleri, eşlik etmek için uğrar yeryüzüne.

Yalnızlığı örter yeşil bir varoluş. Rengarenk bir eğlence başlar; bıkmadan, sıkılmadan ve narince. İncitmek istemez yeryüzünü, ahengiyle yeniden hayat verir her şeye. 

 Bir gün vedalar eşliğinde yine sessizleşene dek…

Etiketler
Hüzün Yalnızlık var oluş düşünceler sessizlik

Yazar Hakkında

Hatice Akyıldız Yıldırım

Hayata yabancı, kendine deli.

Yorumlar

  • 8 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap