Fikir Düşünce

Zihnini Dahi Yönetemeyen İmanın Seni Cennete mi Götürecek Sanıyorsun?

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Zihnini Dahi Yönetemeyen İmanın Seni Cennete mi Götürecek Sanıyorsun?

Düştüm! Anladım ki düşmekmiş güzel olan. Bir taşı fark etmemek neymiş, nelere sebep olurmuş anlamak icap edermiş. Zira bu yol engebeli. Kimi dem sahra olur canına okur. Kimi dem gül bahçesi, akan ırmaklar, kuşlar, bulutlar hep birden kainat hizmetkarın olurmuş. Öyle de olsa böyle de olsa sınanmayan yokmuş. Neden onda var da bende yok anladım. Mesele sorulan soru değil verilen cevapmış. Kimini fakirlikle imtihan eden Allah kimini zenginlikle imtihan eden Allah tek bir şey istiyormuş. Doğru cevabı veren herkes sınavdan geçiyormuş meğer. Sorular yani imtihanlar farklı olsa da cevap tekmiş değişmezmiş anladım. Hem zaten rüya değil midir bu alem? İçinde yaşananlar hepi topu ahirette bir kaç dakikalık sınav diye konulmayacak mı önümüze? 
Yahu imtihanı kolay olanında zor olanında vereceği hesap doğru cevapla kaim değil midir? Bu ne yaşamış diye mi bakacaklar yoksa ne cevap vermiş imtihanlarımıza diye mi? Şükür edip sabır mı etmiş? İsyan mı etmiş? 
İmtihana isyan etmek Allah'a iman ediyor olsa bile neticede şeytan işidir. Yanlış cevabı veren ilk odur. İmtihana şükür edenler ademdirler. Cennetten Dünya'ya sürgün edildiğinde şükredip sabretti. Tekrardan nasıl dönerim yurduma diye oraya giden yolları aradı. Cennete giden yolları aradı. Şükretti sabretti ve sonunda kazandı. Esas olan ahiretteki ahvalimiz değil midir zaten? Burada yaşadığımız zorluklar niçin bu kadar zorlar bizi hiç düşündük mü? Ahirete, esas olan yurduna iman etmiş Müslümanlar olarak imtihanlar ne diye bu kadar başımızı ağrıtır bir düşünelim. Kim bilir belki imanımızda bir noksanlık vardır. Yahut Dünya'yı ahiretten kıymetli mi görürüz bilmem. Herkesin kendine vereceği bir cevap vardır elbet. Ben kendimce anladım ki, dillerimiz iman etse de Kur-an'ı okuyan gözlerimiz, Hz. Yunus'un kıssasını dinleyen kulaklarımız en az dilimiz kadar iman edercesine dinleyip okumak şöyle dursun. Masal okur gibi, inanmakla misal arası bir yerde sanki.
Hz. Yunus balığın karnında kaldı sonra tövbe etti de Allah onu affedip kurtardı denildiğinde kaçımızın Allah'a imanı artıyor? Yoksa inancımızın miktarı kadar mı ehemmiyet biçiyoruz bu mucizelere? Oysa mucizeler imanımızın miktarını arttıran hakikatler olmalıydı kalbimizde. Belki o zaman dua etmeyi de öğrenmiş olurduk. Dualarımız niçin karşılıksız kalıyor, anlardık belki. Hz. Yunus balığın karnında buldu iken kendini bizim gibi inancı miktarı kadar değil, yaşanan, yaşatılan olayın dehşetiyle imanı arttığı için pişman oldu. Bu yüzden kabul oldu duası belki de. Her şeyden vazgeçip kavmine yüz çeviren bir adamı balığın karnı mı sıktı? Yoksa Allah'ın kudretinin karşısında acizliğini tam tasdik edip utandı mı? Siz cevap verin... 
Allah'ın an be an nefesimi halk etmesi ile Hz. Yunus'u balığın karnında imtihan edip kurtarması arasında bir zorluk farkı mı görüyoruz? Şayet görüyorsak öyleyse dualarımızdan tesir beklemeyelim. Ufak tefek imtihanları büyütüp büyütüp balığın karnında sıkışmış gibi belalar başımızdan def olsun diye Hz. Yunus'un duasını okuyup ihya olmayı beklemeyelim. Oturup Allah'ın an be an düzeni hiç bozulmadan kainatı nasıl idare ettiğini tefekkür edelim önce. Kimden bir şeyler istiyoruz onu bilelim önce. Ol deyince olduran Allah ne demekmiş anlayalım önce. Hakkıyla anlayalım. O isterse bir kulunu affetmek için balığın karnına dahi düşürüp orada öldürmeden yaşatırmış. Bunu idrak edelim önce. Ama bunlar hikaye gibi geliyor dimi. Algılayamıyoruz bazı şeyleri. O yüzden olmuyor. Mantıklı bir cevap arıyoruz zihnimizde ona göre inanacağız çünkü.. Bir insanın balığın karnında yaşamış olmasının bir izahı yok bizim zihnimizde. Zihinlerimiz imanımızı yönetiyor çünkü. İmanımız zihinlerimizi yönetir olması gerekirken. Temennim odur ki zihnimizi dahi yönetemeyen imanımız umarım bizi cennete götürebilir.
 

Etiketler
edebiyat Deneme Düşünce

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap